Kuşlar ve Melekler

        Dokuz yaşındaki küçük Jim’in babası öldü. New England’ın sınırlarındaki mütevazı çiftliklerinde kuşlar ve bitkilerle yaşayan iki kişilik bu aileyi ayırmayı başaran şey acı bir kalp kriziydi. Civardaki öteki çiftlikler ve birkaç kilometre ötedeki kasaba sakinleri William Anderson’ın ölümü üzerine kendilerini kasvete boğmuştu; hatta son günlerde güneşli bir havaya denk gelmek bile mümkün olmuyordu. Fakat […]

AMELIA’YA MEKTUPLAR / 3

02.07.1888 Sevgili Amelia,         Uzun süredir aklımı kurcalayan bir soru var. Bunun cevabını verebilir misin bilmiyorum. Ben henüz bir cevap bulamadığımı sanıyorum – fakat belki de bulmuşumdur! Çünkü bazen, cevabın baktığımız seçeneklerde bulunmadığını düşünüyorum. Ya da bir ihtimal var ki, gerçekten anlamsız bir şeydir bu yaptığımız:        Biliyorsun, karşımızdaki insana birçok şey söyleyebiliriz. Bir süredir […]

Şiirsel ve Mistik Bir Hikaye: Penny Dreadful

        Showtime ve Sky Atlantic kanallarının ortak bir çalışması olan korku-dram dizisi Penny Dreadful, karanlık atmosferiyle ve edebiyattan aldığı karakterleriyle oldukça özgün bir yapım. Bu harika dizinin konusundan ve karakterlerinden bahsetmeden önce ‘’Penny Dreadful’’un ne demek olduğuna değinmek istiyorum:         ‘’Penny Blood’’ ve ‘’Penny Dreadful’’ olarak adlandırılan ucuz korku hikayeleri, on dokuzuncu yüzyıl İngiltere’sinde oldukça […]

AMELIA’YA MEKTUPLAR / 2

20.05.1888 Sevgili Amelia,         Mektubun elime ulaştı. Yeni hayatınla alakalı hiçbir sorunun bulunmadığını, yalnızca bir süredir yalnız hissettiğini yazmışsın. Bunların haricinde, benim yakarışlarıma karşı sıcak kelimeler kullanarak bu kelimeleri gerçekten de kulağıma fısıldarmış gibi içtenlikle yazdığın için teşekkür ederim. Fakat bu mektubumda önceki konuları bir yana bırakıp hayatın getirdiği diğer anlamsız hislerden bahsetmek istiyorum. Senin […]

Yanılgılar Diyarı

        Prudence, odasında vakit geçirirken rahatsız edilmekten hoşlanmazdı. Bir süreliğine herkesten uzaklaşmayı ister, yatağına uzanıp hayaller kurardı. On dört yaşındaki bu kızın, hayallerinden başka pek de arkadaşı yoktu ve bunu dert ettiği söylenemezdi. Sonuçta bütün bunlar kendi tercihinden başka bir şey değildi.        Prudence kırmızı geceliğiyle yatağında yatarken pencereden yıldızları seyrediyordu. Evleri tek katlı olduğundan sokağı […]

AMELIA’YA MEKTUPLAR / 1

14.04.1888 Sevgili Amelia,        Bu mektubu yazmak için uzun zamandır bekliyorum. Öyle ki, en sonunda, bunaltıcı yaşantım boyunca hissettiğim şeyleri kendime itiraf etme gücünü içimde bir yerlerde buldum. Bunları nereye aktarmam gerektiğini düşünürken kalbim sana hitap eden bu sayfaları önerdi. Şehirden ve benden ayrıldıktan sonra bile mektuplaşmamızda bir sakınca görmediğin için teşekkür ederim.         Sanırım herkesin […]

PORTRELER

(Bu hikaye Roman Kahramanları Haftası için, Dorian Gray’in Portresi adlı romandan esinlenilerek yazılmıştır. Karakterler Dorian Gray’in Portresi romanına aittir.)        Portreler yüzlerimiz kadar ruhlarımızın da birer yansımasıdır. Ancak yüzlerimiz ve ruhlarımız zamanla değişime uğrar; portreler hep aynı kalır. Portreler bizim saf taraflarımızdır. İnsanlar, saf taraflarını koruyabilmek için portrelerini çizdirirler. Basil Hallward böyle düşünüyordu.      […]

Yalan

       Eski ve bakımsız bir binanın ilk katında bulunan yıkık dökük bir dairenin içinde kimsenin tam olarak tanımadığı bir adam yaşıyordu. Üç ya da dört yıldır buradaydı; kendisi de emin değildi bundan. Hiçbir şeyden emin değildi aslında. Fakat bunun farkına varması epey gecikmişti.       Genç adam salonundaki kırmızı koltuklara uzanmış televizyon izliyordu. Oda epey soğuktu; eve […]

İki Mutsuz Sihirbaz

      Ben ve çocukluk arkadaşım Deniz, televizyonlara çıkan veya aylarca internette konuşulan enteresan sihirbazlardan değildik. Bazen doğum günlerine, bazen de hayvansız sirklere giderdik. Hiç olmazsa sokakta bir-iki numara yapar insanları eğlendirirdik. Giydiğimiz tuhaf kostümleri çıkardığımızda ve yüzümüzdeki makyajı sildiğimizde o kadar da eğlenceli insanlar olduğumuz söylenemezdi. Mutlu da değildik, bu kesin. Bu durumdan çoğu zaman […]

Uğultu

26.10.1893         Bir ölüm ne kadar uğultulu olabilirdi?         Son gün doğumundan önce güzeller güzeli Elizabeth’imizi kaybettik. Yakılan ağıtlardan ve dökülen gözyaşlarından bahsetmeden önce hep birlikte geçirdiğimiz son ayları anlatmak benim için hem gerekli, hem de oldukça zor. Aslında her şey çok basit: Bir ölümü anlatacağım ve işte o kadar.         On üç yıldır bu […]