SOĞUK BİR YAZ
“Simitçi”, “macuncu”, “kesmece bunlar kesmece”, “dondurmacı”, “boza”, “şıra”, “yazıyor yazıyor”… Sokağı kaplayan ve mahallelinin seslerini de kendinin ardına getiren seyyar bağırışları. Macuncunun ve dondurmacının önünde sıra olup zıplaşan ve –sayıları, sırada olanlardan sayılamayacak kadar fazlaca- onları karşıdan imrenerek izlerken içleri parçalanan çocuklar. Her tarafı yama içerisindeki pantolonuyla sokak soka dolaşan gazete tüccarı çocuğun başında […]