Dünya, televizyon tarihi boyunca çeşitli dizi/filmlerini izleme,yorumlama ve değerlendirme fırsatı bulmuştur. Ancak öyle diziler vardır ki, herkesin aynı düşünceye sahip olduğu… İzleyen her insanın “aaa” dediği… Bazı insanların haberi olmayan diziler de vardır, az kişinin bildiği ve kimsenin bilmediğini istedikleri diziler. Birçok ülkede yayınlanan ve büyük hayran kitlesi oluşturan en iyi yabancı dizilere isterseniz beraber göz atalım!

“IMDb” puanları, bir diziyi veya filmi değerlendirirken önemli midir?
IMDb puanı en yüksek olan dizi, Game of Thrones’tur. IMDb puanı 9,5 olan bu diziyi, yeryüzünde sevenler olduğu kadar sevmeyenler de vardır, elbette. Başladığım, sevdiğim ama daha sonradan sıkılıp bıraktığım bir dizi olan Game of Thrones, finali yapılmasına rağmen tekrardan baştan sonra izlenen bir dizidir.

Bilim kurgu denince akla gelen…
Dünyada izleyici kitlesi geniş olan o kadar çok bilim kurgu dizisi var ki… Ama ben en çok sevdiğim dizileri bu listeye eklemek istiyorum açıkçası. Bu listede en çok sevdiğim beş bilim kurgu dizisinden bahsedeceğim.
“Gerçek savaşçılar, savaştan nefret ederler.”
“Bazen umut, doğrudan daha mühim oluyor.”
“Cennetin yukarıda uzayda bir yerde olması gerekmiyor mu?”

Bu repliklerden çıkarım yaptığınızı düşündüğüm bir dizidir bu. İsmi The 100 olan bu dizinin IMDb puanı 7.7’dir fakat bilim kurgu denince akla gelen dizilerden biridir. Nükleer enerjinin bir kıyameti oluşturacağını ve bu kıyametin ardından oluşacak dünya düzenini anlatan bu dizi, ülkemizde de geniş bir izleyici kitlesine sahiptir.
“Bazen gerçekleri yalnızca aklını imkansıza açtığında bulabilirsin.”
“Birinin yanında olmak ve onun seni bırakmayacağına güvenmek cesaret ister.”
“Tanrı’nın konumu ile kendi konumumuz arasındaki farkı ortadan kaldırmaya çalışmak, her bilim adamının başına gelebilecek bir tehlikedir.”

2008’den 2013’e kadar süren, beş sezonluk beyin yakmanızı sağlayan Fringe, gerçekten izlenmeli ve izletilmelidir. Bilim kurguya ilginiz varsa ve Fringe’i izlemezseniz gerçekten de hata yapıyorsunuz. Yaşlı ve deli bir bilim adamı, bilim adamının asi oğlu ve güzel FBI ajanının gizemli olayları çözmeye çalıştığı olaylar zinciri anlatılmaktadır. IMDb puanı 8.4’tür.
“Bazı insanlar bu dünyanın çirkinliğini görmeyi tercih ediyor. Kargaşayı… Bense güzelliği görmeyi tercih ediyorum.”
“Biri kaybetmedikçe kazanmanın hiçbir anlamı yok.”
“Piyano, müziği beğenmedi diye piyanisti öldürmez.”

İşte Westworld… Belki de en çok sevdiğim bilim kurgu dizisi olabilir. Hala izlemeye devam ettiğim de… Popüler kültüre göre, 2016 yılının en ilginç dizisidir. Diziyi ve oyuncu kadrosunu ilk duyduğumda, yeni bir bilim kurgu efsanesi gözüyle bakmıştım. Bünyesinde bilim kurgu barındırmasının yanı sıra; dram,aksiyon ve gerilimi de kapsayan bu dizide olaylar vahşi batı kültürü etrafında genişler. Dizinin konusu, yapay zekadır. Yapay zekayla ortaya çıkacak kötülükleri anlatmaya çalışan bu dizinin güncel IMDb puanı 9.2’dir. Biraz inceleyin derim. Ed Harris var Ed Harris! İzlenmez mi?
”İlişkiler tiyatroya gitmek gibidir. Gülmek için bir sürü para verirsiniz, ama sonucunda tüm gecenizi harcamış olursunuz.”
”Ve anlaşıldı ki dürüstlük, arkadaşlarımın çoğunun umurunda değil…”
‘’Kendine acı çektirebilirsin ama kendini korkutamazsın. Bunun için bir gönüllü gerekir.’’

Yahu bu Black Mirror dediğinizi duyar gibiyim. Daha çok replikleriyle tanınan bu dizinin güncel IMDb puanı 8.4’tür. Her sezonunda başka bir konuyu ele alır. Her sezon başka bir cast ekibiyle karşılaşırsınız yani. Bu 2011’den beri böyledir. Dizinin genel olarak belirtmek istediği mesaj, teknolojik araçların insanoğluna kötü etkileridir. Her sezon başka olayları kapsamasına rağmen, bütün sezonlar tek bir araca bağlıdır: Kara Ayna
“Aşk mı, o Titanic ile beraber battı.”
“Kalbinin kırık olması kimsenin umrunda olmaz.”
“Güçlerin olmadan palto giymiş bir bebek gibisin.”

İki binli neslin, illuminatiye olan merakıyla beraber başlamış olduğu dizidir. Supernatural dizisi Amerika‘da 13 sezondur devam etmektedir. IMDb puanı 8,9 olan bu dizide, evlerini ve annelerini yangında kaybeden Dan ve Sam kardeşlerin hayat hikayesini anlatır. Her bölümünde ayrı bir heyecan olan bu diziyi bir kere bile izlemeyen varsa çok şey kaçırdığı kesindir.
“Friends” bütün dizilerin anasıdır, “Friends”in anası ise “Seinfeld”tir.
Bence, bu televizyonların gördüğü en iyi komedi dizisidir. Doksanlarda adını duyurmuş olan bu dizinin her bölümü yirmi iki dakikadır ve her dakikasında seyircilerini kahkahaya boğmayı başarır. Komedi dizileri beni güldürmüyor diyenler, bu diziyi kesinlikle atlamamalıdır. Kaliteli oyuncu kadrosu olan bu dizinin IMDb’si 8.9’dur.

“Kimin harika olmadığını biliyor musun? ERKEKLER!”
“Bildiklerini bildiğimizi bilmiyorlar.”
“Hiç sol uvzumu gören oldu mu?”

Friends dedik, muazzam dedik, olağanüstü dedik. Hangi karakteri daha çok sevdiğini seçemediğim tek dizi olabilir. Her karakter diziye ayrı bir renk katmakta. Diziyi izleyen herkesin hayalidir Central Perk’te cappucino içmek… veya Monica’nın dairesinin camından çirkin çıplak adamı izlemek… Her neyse, her neyse… Monica’yı da,Chandler’ı da,Rachel’ı da,Ross’u da, Phoebe’yi de, Joey’i de ayrı ayrı seviyorum ve aralarında asla seçim yapamıyorum. IMDb’si 9.2 olan bu dizi popüler kültüre göre en iyi komedi dizisidir. Bazılarımıza göre Seinfeld daha muazzam… Bu sürekli tartışılır. Kimin kazandığı da bilinmemektedir.
“Ben yer çekimini elma olmadan da bulabilirdim.”
“Keşke hepiniz kafamın içinde olabilseniz… Acayip eğlenceli!”
“El ele tutuşma ısrarın mantıksızlık sınırlarımı zorluyor.”

Bu sözleri acaba hangi komedi karakteri söylemiş olabilir? Realist, alçakgönüllü, vurdumduymaz, geleneklerine bağlı bir ateist… Hımmm, Sheldon Cooper bu! Belki de son yılların en mükemmel komedi karakteri. Dizi bitmesine rağmen, Sheldon’ın küçüklüğünü anlatan Young Sheldon dizisi üçüncü sezon onayı alıp devam etmektedir. 2008’den 2019’a 11 yıl boyunca bizi eğlendiren bu dizinin konusu, fizikle ilgilenen dört arkadaş grubu ve onların apartmanına taşınan düşük bütçeli dizi/filmlerde oynayan güzel ve seksi Penny’nin hikayesi anlatılır.
“Biliyor musun, aşkın gözü kör falan değil? Aşk,gerizekalı!”
“Bence çeşitlilik hayatın tuzu biberidir. Kimileri tuzlu sever, kimileriyse biberli, kimileriyse hem tuzlu hem de biberli sever. Ben kadınları seviyorum.”

“Cebimde 20 dolara ve akşamdan kalmalığa dönüşmek için kaşınan 200 dolarım var.”
Charlie Sheen… Two and a Half Men’in senelerce izlenme sebebi. Daha sonradan diziden ayrılmıştır ama onun yerine gelen Ashton Kutcher gibi bir mükemmeliyet, senelerce diziyi götürmüştür. On iki sezon sonunda final yapan dizi, izleyenlerini sonsuz kahkahayla güldürmüştür. Üç kere üst üste Emmy ödülüne aday gösterilmiştir. Konusu, zengin ve bekar Charlie Harper’ın fakir ve eşinden yeni ayrılmış kardeşi Alan Harper ile yaşamaya başlamasıdır. Peki bu iki buçuk adamın buçuğu da kim? Alan’ın oğlu Angus’tur. IMDb puanı 7.4 olan bu dizideki favori karakterim, Walden Schmitt’tir.

Sevdiğim sayılı suç dizilerinden biri olan…
Cehennem lordu, yaşadığı yerden sıkılmış da kendine Los Angeles’ta bir bar açmış. Bir nevi fantastik dizi olan Lucifer, 8.2’lik IMDb puanına sahiptir. Dizi dram türünü de taşır.
Finaliyle hayal kırıklığına uğratmış bir dizi:LOST
Efsanevileşmiş bir dizi… Televizyon tarihinin hem konusuyla büyüleyen hem de finaliyle derin bir üzüntüye boğan dizinin konusu, yolcularla dolu bir uçağın esrarengiz bir adaya düşmesidir. Her yayınlandığı bölümde, seyirciler farklı bir maceraya atılmaktadır. Dizi biteli neredeyse on sene olsa da, dizinin her anı izleyenlerinin dün gibi aklındadır.

Tek oturuşta üç sezon bitirdiğim ve iki gün boyunca morarmış gözlerle gezme sebebim olan dizi…
Benim gibi bu durumu yaşayan çok fazla seyircisi var Prison Break’in. İki kardeşten birinin hapse girmesi ve diğer kardeşin onu kurtarmaya çalışmasını konu edinen bu dizi; suç, aksiyon ve dram türünü içerisine almaktadır. Dominic Purcell ve Wentworth Miller’ın muhteşem performanslarını izlediğim bu diziyi izlemenizi tavsiye ederim.

Bu listeye ekleyebileceğim daha bir sürü dizi var ama o dizilere başka bir yazımda bahsetmek istiyorum. Diğer yazılarda görüşürüz! Tabi bu son olmazsa:)) ❤

—İrem💞