Genç kız elindeki bıçağa bakarken tüm vücudu titriyordu.Karşısındaki parçalanmış beden gerçekten kendisinin eseri miydi?Başındaki hafif ağrı şiddetlenince ne yapması gerektiğini anladı.Bir ayna bulmalıydı.Saat sabah iki sularıydı.Bu yüzden de sokakta kimsecikler yoktu.Genç kız elindeki keskin ve kanla kaplanmış bıçakla beraber yakınlardaki evine koştu.Şansına yedek anahtarı saksısının içindeydi.Titreyen elleriyle kapıyı açtı ve içeri girdiği gibi kapıyı arkasından kapıyı sertçe çarptı.Sarsılırcasına titreyen vücudunu göz ardı ederek merdivenleri çıkıp odasına girdi.Odasındaki aynanın önüne geldiğinde elindeki bıçağı bir kenara fırlattı ve aynaya doğru bağırmaya başladı.
“Sendin değil mi,sendin!”Yansımasının onu taklit ettiğini görünce daha da sinirlendi.”Gerçek yüzünü ortaya çıkar!Onu senin öldürdüğünü biliyorum!”
Yansımasının yüz ifadesi değişti birden.Daha alaycıl bir ifadeyle ona bakmaya başladı.
“Tabii ki de.Senin gibi bir eziğin bunu yapabilmesine imkan yok,bunu sende biliyorsun.Bana cevabını bildiğin sorular sormayı kes artık.”Yüzündeki ifade korkutucu bir gülümsemeye döndü.
“Hem,o psikoloğun beni engellemesine izin veremezdim.Bizi yok edemezdim.”
“Biz diye bir şey yok,asla da olmadı!Anlamıyorsun,daha fazla insana zarar veremezsin!”Genç kız bir anda aklına gelen şeyle sırıttı.”Ya da ne diyeceğim biliyor musun,istediğini yap.Böylece beni yakalayacak ve beni tımarhaneye yatıracaklar.Zorla da olsa seni beynimden silecekler!”Yansıması başını yana yatırdı.
“Sence bunu düşünmedim mi sanıyorsun Carmen?Gücümün sınırlarını bilmiyorsun.Sen bizi ihbar etmeye çalıştığın devrelerini kapatırım.Seni öldüremem,sana ihtiyacım var bunu biliyorsun zaten.Ama,bu seni engelleyemeyeceğim anlamına gelmez.”
“Ayrıca,şunu da bilmelisin ki;bu cinayetler devam edecek.Çünkü,bir kere başladığın zaman duramazsın.Ben senin gerçek yüzünüm Carmen,bizi ayıramazsın.”Yansıma bunları söyledikten sonra samimi gözüken bir gülümseme sundu Carmen’a.”Şimdi,sıradakini düşünmem gerek,ama senin bunları bilmene gerek yok değil mi?”
Genç kızın yavaşça gözleri geriye kaydı ve bilincini kaybederek geriye doğru yere düştü.
—–
Okulda yaşadıklarından sonra genç kız ağlayarak dönmüştü evine.’Deli’demişlerdi ona.Hatta çok daha fazlasını.Ondan kurtulmaya kararlıydı her seferinde olduğu gibi.Okulun rehberlik servisinden aldığı karvizitteki numarayı tam tuşluyordu ki,Başındaki ağrıyla yavaşça yere oturdu.İçinden ‘Lanet olsun’ demişti bilincini kaybetmeden önce.Kontrol yine O’na geçiyordu anlaşılan.
Yeniden kendine geldiğinde yavaşça ayağa kalktı.Ama ayağa kalkan Carmen değildi.Ayağa kalktığında aklına gelenlerle sırıtan da.Kendine ‘Lilith’ diyordu.Ona yakışan isim buydu ona göre.Çünkü ona göre şeytanın ta kendisiydi.Lilith ayağa kalktığında ne yapacağını kafasında çoktan planlamıştı zaten.Bedeninde yaşadığı bu zavallıyla en çok dalga geçen kızı öldürecekti.Yine kontrolü ele aldığı bir gün öğrenci işleri sorumlusunu bayıltmış ve o kızın adresini bulmuştu.Adresin yazdığı kağıdı ise Carmen’in göremeyeceği bir yere saklamıştı.Dolaba,yine Carmen’dan gizli,sakladığı kıyafetleri ve bıçakları ortaya çıkardı.Hazırlandıktan sonra dışarı çıktı ve kızın evine doğru yola çıktı.
Kızın evine vardığında,evi gözetledi.Kız odasında tek başına oturmuş telefonla konuşuyordu ve anlaşılan yoluna çıkabilecek kimse yoktu.Lilith bunun üzerine harekete geçti.Önce evine girdi,ardından odasına.Kız onu fark edemeden ağzını kapattı.
Ve soğukkanlı bir şekilde işini bitirdi.
——
Carmen kendine geldiğinde kendini bilincini kaybettiği yerde buldu.Ama Lilith’in boş durmadığından emindi.Etrafa baktı ve derince iç çekti.Tek bir iz bile yoktu.Kirli oynuyordu.Kapısının çalmasıyla yerinden kalktı.Kapıyı açtığında karşısında bir paket vardı.Paketi alıp içeri geçti.Paketi bir makas yardımıyla açtığında boğazını yırtarcasına çığlık attı.
Pakette bir notla beraber Brianna’nın kafası vardı.
“Ateşle oynuyorsun Carmen,yaşamana izin vermemin tek sebebi senin bedeninde yaşamak zorunda olmam.Bunu sakın unutma.
NOT:Bir daha böyle bir hamlede bulunacak olursan etrafındakilere zarar vermekten çekinmem.Sonuçta bir tek sana zarar veremem değil mi?
xoxo-Lilith”
Carmen anlık gelen dürtüyle paketi kapattı ve çekmeceden çakmağı alıp arka bahçeye çıktı.Daha önce yolunmuş otların üstüne koyduğu paketi hızlı bir şekilde tutuşturdu.Gözleri yaşlarla parıldamasına rağmen vahşi pırıtılara da ev sahibi yapıyordu.Kafasını yavaşça yana yatırdı ve ateşi izlerken içinden yükselen kahkahaya karşı koyamadı.Kahkahalar atarken bir yandan da ağlamaya başlamıştı.
İçindeki kişiliklerin artık daha şiddetli bir şekilde çatışmaya başladığının göstergesiydi bu.Bir tarafta sakin ve duygusal Carmen,diğer tarafta ise bir katilin kişiliğine ve hareketlerine sahip Lilith.Önündeki şey tanınmaz hale gelene kadar bekledi.Ardından odasına çıkıp sakinleşmek için kulaklıklarını takıp müzik dinlemeye başladı.Lana Del Rey’in ‘Carmen’ şarkısını tekrara almıştı.Karşısında beliren sırıtışla bir anda oturduğu yerde geriye doğru kaydı.Aynanın önünde oturduğunu unutmuştu o dalgınlıkla.
“Hediyemi beğendin mi?İnsanlara iyi olduğunu söylüyorsun.Arkandan ‘Deli’ diyeceklerini bildiğin halde.Bir şeylerin farkına varmanı istedim Carmen.”
Carmen sinirle bağırdı.”Sen bana birleşmemiz gerektiğini mi söylüyorsun şimdi?!Asla!”
Bağırmasının ardından koşarak mutfağa gitti ve elindekiyle beraber tekrar odasına çıktı.Yansımasının gözleri kısıldı.”Ne yapacaksın Carmen beni mi;ah pardon,bizi mi öldürmeye çalışacaksın?Bunu yapamazsın.”
Genç kız elindeki keskin ve sivri bıçağı kalbine götürdü.Bilincini ayakta kalması için zorlarken bi anda kalbine bıçağı sapladı ve zihninin içine dolan çığlıkla gülümsedi.
Her ölüm mutsuz son değildir.
“Darling, darling, doesn’t have a problem
Lying to herself ’cause her liquor’s top shelf…”
SON