Yargılamak ve Yargılanmak
İnsanları, hayatlarının yalnızca bir anına dayanarak
yargılamaktan sakınalım.
– Andre Gide
İnsanoğlunun dünyadaki ilk nefesinden itibaren sayılamayacak derecede hatası olmuştur. Bu hataların çoğunun çok olağan ve biz insanların ders çıkartıp büyümemizi sağlayacak hatalar olması, bir yandan pozitif olsa da bir yandan da negatif bir durum. Aslına bakılacak olursa bu hataları pozitif duruma sokmak insanların elinde olan bir şey fakat ne yazık ki çoğu insan hatalarını negatiflikten kurtaramıyor. Fesatlıkla boğulmak üzere olan insanlar da negatiften dönemeyen o hataları öyle bir akıllarına kazıyorlar ki senin en ufak bir açığında ya da yanlışında seni yargılıyorlar. Yargılanan insan o hatayı bir kere de yapsa onunla mimleniyor ve o yargılanış diğer insanlarda önyargıya sebep oluyor.
Her yargılanış yapılan hatalardan dolayı da olmuyor. Giydiği kıyafetlerden, saçını bağlayışından veya yemeğe tuz atmasından bile yargılanan insanlar var. İlk defa gördüğümüz bir insanla tanışınca onun el-kol hareketleri, mimikleri, konuşma tarzı ve ses tonu gibi etkenlerden faydalanarak bilinçaltımızda istemsizce bir kalıp oluştururuz. El-kol hareketleri çok yapan birini gördüğümüzde onun çok hiperaktif ve kıpır kıpır biri olduğunu düşünürüz ama aslında o kişi çok sakin, kendi halinde biri olabilir. Hatta belki de bize göre çok el-kol hareketi yapıyordur ama başkasına sorsanız o kadar da hareketli değildir. Belki de kişinin o anına ve anlattığı, bahsettiği şeye özeldir. Yani aslında siz o an söz konusu olan kişiyi kötü anlamda olmasa da yargılamış oluyorsunuz.
Bana kalırsa yargılama da ikiyi ayrılıyor:
-İyi yargılama
-Kötü yargılama
Sanırım ben iyi yargılama kategorisini biraz da ilk izlenime katıyorum. Bana kalırsa bir insanı gördüğünde onun hakkında fesatlık barınmadan bir izlenim elde etmek iyi yargılamaya girer. Fakat ses tonuna göre, kilosuna göre, boyuna göre, hareketlerine göre yargılar ve o insanla konuşmazsanız işte bu kötü yargılamadır. Ama siz siz olun insanları ne iyi yönden ne de kötü yönden yargılamayın. Çünkü insanoğlu bu, işin sonu elbette ki kötüye bağlanır.
İlkin ATEŞ