AKIL YAŞTA DEĞİL “DENEYİM”DEDİR

Her hafta her hafta bunalım yazıları yeter diyerek bugün sizlere bu yazıyı yazabilmek için 17 yıllık depresyonuma kısa bir ara veriyorum. Umarım yararınıza dokunacak bir yazı olur.

Yaşantım boyunca sırtımda büyükçe bir heybe taşıdığımı ve deneyimlerimle onu doldurarak kendimi gelebileceğim en yüksek noktaya taşıyabilmeyi hedefledim. Çünkü insanın belli bir öğrenme sınırı olmadığını düşünüyorum. Ne kadar çok şey bildiğinizi düşünürseniz düşünün her zaman öğrenmediğiniz sınırsızca şey kalacak, hiçbir zaman “her şeyi bilen” sıfatına erişemeyeceksiniz. Ama siz farkında olmasanız da sırtınızda taşımayı sürdürdüğünüz o heybeye ne kadar çok şey atarsanız işte o zaman adım adım daha iyi bir insan olma yolunda ilerleyeceksiniz. İnsanın yapacağı en büyük yatırım kendine yapacak olduğudur. “Nasıl kendimi geliştirebilirim?” sorusuna kendimce bir kaç cevap vermek istiyorum.

Tanışabildiğiniz kadar çok kitapla tanışın.

Her zaman “Klasik kitaplar harici çöp” diyen insanlar karşınıza çıkacaktır. Siz ise onlara kulaklarınızı tıkayıp sizi etkileyen ve hoşunuza giden tarzı okuyun. Her kitap, iyi de kötü de olsa size bir şeyler katacaktır. Fantastik ve bilim kurgular hayal gücü, dedektiflik kitapları düşünme gücü, aşk kitapları duygusal zenginlik, şiir kitapları ruhsal tatmin…. ve bu liste Fas’a kadar uzanır gider. En kötü kitaptan bile en olmadı okuma anlama becerisi kazanırsınız canım ne zarar gelecek di mi?

Çok insanla konuşun, çok insan tanıyın.

Yaş, dil, ırk gereksiz. sizden on yaş küçük çocuktan bile öğrenebileceğiniz o kadar çok şey var ki şaşar kalırsınız. Ya da kafanızı çevirip baktığınızda görebileceğiniz her insan illa ki sizin bilmediğiniz bazı şeylere beyninde ev sahipliği yapıyordur. Her insan yeni bir kitaptır ve kapakları her zaman içeriği hakkında size bilgi veremez. Hayatınızdaki her insan size illa ki yeni bir şeyler öğretmiştir. Belki mutluluğu, belki yeni bir müziği, belki de kaybetmeyi. Onun için tanışabildiğiniz kadar çok insanla tanışın. O insan sizi ilerde kıracak da olsa yeniden kalkmayı öğrenirsin, olmaz mı?

Dizi-film izleyin

Eminim herkesin vardır “Bu film-dizi hayatımı değiştirdi” dediği bir dizi-film. Hayat felsefesi haline getirdiğim onlarca dizi mevcut. Ya da hayatıma yön veren, farklı bir insan olmamı sağlayan. İzlenilen dizilerdeki baş karakterler, aslında gerçek hayatta sizi temsil eden timsallerdir. Onlara kendinizi yakın görür ve onları örnek alırsınız. Harry Potter’da Harry, Ron ve Hermione’nin asla yılmayıp her zorluğa beraber göğüs germeleri, Friends ve HIMYM’de karakterlerin güçlü arkadaşlık bağları, sıkı sıkıya aile gibi olmaları, Yenilmezler’de tüm süper kahramanların cesurluğu… ve daha nice karakterler. İzlediğiniz bir şeyde bir karakter bile hayatınızı kökünden değiştirme gücüne sahip.

Acı çekin.

İnsan acı çekmeden olgunlaşır mıymış hiç? En acı verici, ama en etkili yol, kaybetmek, dost kazığı yemek, sevilmemek gibi şeylerden geçmekte. Tüm bu şeylerden sonra dimdik ayağa kalktığınız anda hayattan ve en çok kendinizden birçok şey öğrenmiş olacaksınız. Acı çekmekten korkmayın. Acının size öğreteceği bir çok şey var.

Bol bol gezin.

Çok gezen mi çok bilir çok okuyan mı? E neden deneyerek öğrenmiyorsun? Yeni yerler gör. Bırak gittiğin yerler sana yeni şeyler öğretsin. Gittiğin her yerin hikayesini yerinde öğren, gözlerinle gör. İstersen aşağı mahalleni, istersen dünyanın diğer ucunu gez. Her yer, her şey sana yeni şeyler öğretir, yeter ki sen iste.

“Asla ama asla yapmam” dediğiniz şeyleri deneyin.

Kır önyargılarını. Belki “asla yapmam” diyerek kendini kalıba soktuğun şeyler sonradan en sevdiğin şeye dönüşecek. O yemem dediğin şeyi ye. Gitmem dediğin yere git. Okumam dediğin şeyi oku. Dinlemem dediğin şeyi dinle. Yeni deneyimler her zaman size yeni öğretiler getirir. Mesela yemem dediğin şeyi yersin, gerçekten de yememen gerektiğini anlarsın. Buradan da gerçekten yememen gerektiğini öğrenirsin. Ama belki de o şeyi çok seversin. O yüzden sınırlarını aş, çerçeveni genişlet, “asla” kelimesini lügatından çıkart. Çıkart ki hayat sana yeni kapılar, yeni deneyimler açabilsin.

Evet arkadaşlar, unutmayın ki akıl yaşta değil, deneyimdedir. Hayatınız boyunca size mutluluk veren şeyleri yapın ve öğrenebildiğiniz kadar çok öğrenin, öğretin.

Yorum bırakın