Başlangıç

Sanki bitmiş bir şeyler var…

Bilmediğim bir zaman,anlamaya çalışıyordum sadece. Sanki uzunca yaşamamış gibiydim zihnim silik anılarla doluydu. Neredeydim?Nereye gidiyordum? Daha da önemlisi, önceden kimdim? Sadece düşünmekten yorulduğumu fark ettim ama kendimide alıkoyamıyordum. Kim yaşadığı anıları kurcalamaz ki? Ama en iyisi başka şeylerle uğraşmaktı. İlk önce nereye gideceğimi kararlaştırmalıydım. Zihnimde birşeylerin belirdiğini aslında var olduğunu biliyordum. Evet! Evet her yeri hatırlıyorum yaşadığım şehri ,insanları,eşyaları ama bir şey hariç anılarımı. Sanırım tanıdığım o dolu şehir artık zihnimin boşluğunda yok olmuştu. Artık orayı yaşatacak anılarım yoktu. Her ne kadar düşünmemek için kaçsamda bir o kadar yaklaşıyordum en sonunda kendimi dışarı atmaya başarmıştım. Daha neler olduğunu anlamaya çalışırken bir şeylerin beni hızlıca savunduğunu hissettim. Etrafı göremiyordum o kadar hızlıydıki ne kadar bakmak istesemde, o şeyim beni savurduğundan beri başım dönüyordu. En sonunda durmuştu ve hızlıca kendimi dışarı attım. Etrafta gerçekten farklı şeyler vardı,tanıdığım insanlar böyle değildi ,yaşadığım şehirde böyle değildi. Etrafta konuşacak birilerini arıyordum ama kimse beni duymuyordu. Garipti insanlar konuşmadan anlaşıyordu. Binlerce kablo vardı. Artık çok şey değişmişti en çokta insanlık… İnsanlar sadece oturuyorlar ve arzularının yerine gelmesi için çaba sarf etmeden sadece istemekle ulaşabiliyorlardı. Acaba onlarda benim gibi miydi yani anılarından yoksun? Yoksa ben mi onlar gibi olacaktım?

Heryer aydınlıktı ortalama dört beş saatir insanları seyrediyordum. Çok şey değişmişti artık ordan kaçmak istiyordum. Sadece koştum en sonunda yorulup bir kenara çekilip şehri seyretme devam ettim. Uzun zamandır yorulmamıştım . Acı bir his ancak bu kadar tatlı gelebilirdi. İnsanları anlamıyordum yorulmak gibi bir duyguyu tatlı kılan bu hayattan ancak bu kadar uzaklaşılabilirdi. Aklıma uzun zamandır evden uzak olduğum geldi, hemen eve dönmeliydim. Sadece o başımı döndüren araca binmek istemiyordum ama tek çarem sanırım oydu. Koşturarak geldiğim yere gitmeye koyuldum. Koşarken bir şey dikkatimi çekti, her yerde bir reklam afişi vardı. (GERÇEK HAYAT) Acaba aradığım şey bu muydu gitmekten başka çarem yoktu. Afişte yazan adrese bulmaya koyuldum. Geldiğimde içeride kimse yoktu. Merakla içeri doğru yürüdüm . Şu gerçek hayatı görmek istiyordum. İçeriye yavaşça girdiğimde büyük bir kapıya bağlanan uzun bir koridorun başındaydım. Hızlı ve bi o kadar dikkatli şekilde kapıya yöneldim. Kapıyı açtım ve umduğum hayat yoktu. Bir çok çocuğun kapsülleri çekilmiş ve hafızalarının silinmesini bekler birşekilde gördüm Evet o zaman bir şeylerin bittiğini anlamıştım…

Koşarak geri döndü ve binadan çıktım artık bir an önce eve varmak istiyordum. Oda da gördüklerimi düşünmekten başka birşey yapmadım yolda. Eve varmıştım. Annem koltukta oturmuş azarlamak için beni bekliyordu. Konuşmasına izin vermeden odama çıktım ve artık çözüm olarak görülen kapsülüme çekildim. Annem bunu beklemiyordu. Artık gerçek yaşam sıfatı arkasına saklanmış herşeyden yoksun bu hayatı yaşamak ve yaşadığım gerçek hayatı bir daha tadamamaktan başka çarem yoktu .

Sanki herşey bitti…

Yorum bırakın