( Bu mektup,Ivanna Semyonov tarafından 15 yaşında ölen kızı Dunya Semyonov’a yazılmıştır.)
Küçük Kızım Dunya;
Ölümünün üzerinden bugün bir yıl geçti.Yokluğunun ilk gününden beri kalbimde tarif edemediğim bir acı var.O acı senin ölümünü kabullenmişken ruhum ve kalbim bunu bir türlü kabullenemiyor.
Öyle ki sabahın ilk ışıklarıyla kendimi odanda buluyorum.Yatağında hâlâ kokun duruyor.Yastığında kıvırcık sarı saçlarından tutamlar var.Her gün taradığım bu saçlar ilk defa bu kadar yabancı bakıyor gözlerime.Akşamları gaz lambasını yatağının başına koyuyorum.Biliyorum bu narin çehren karanlıktan çok korkar,kardeşlerini ya da beni arardı.Oysa ben seni ellerimle karanlığa gömdüm.Bedenim her gün bu günahımın acısıyla kavrulup müthiş bir ızdırap duyuyor.
Hastalığının en şiddetli günlerinde bile öleceğine inanmamıştım.Ağzından kanlar çıkarken yanında duracak kadar güçlü olamamıştım.Lütfen beni bağışla Dunya.Sen her zaman benim küçük kızımsın.Adım attığım her yerde anılarınla beraber yaşıyorsun.Seni hep güzel anılarınla hatırlamak istiyorum ama bir türlü hayatının son yılını aklımdan çıkaramıyorum.Bembeyaz ellerin,mosmor yüzün hala her gün gördüğüm yüzlerden daha canlı.
Artık insanlar seni unutmam gerektiğini söylüyor.Belki de haklıdırlar ama seni ben kadar tanıyorlar mıydı?Ruhunun derinliklerindeki küçük kızı bu kadar saf görebilmiş miydiler?Her ne olursa olsun yapacak hiçbir şeyim yok.Gün geçtikçe yüzün aklımda tazeleniyor.Bunca sen içinde seni unutmak korkarım ama imkansız.Ablaların Irına ve Sonya,benim aksime normal hayatlarına dönmeye çalışıyorlar.Çiftlikteki hayvanlarımızı besliyor,nakış yapıyorlar.Oysa yüzlerine ne sürerlerse sürsünler matemlerini saklayamıyorlar.Şömine başında edilen sohbetler büyük bir burukluktan ibaret.Sonya artık hayallerini gözleri ışıldayarak anlatmıyor.Önümüzdeki yıl üniversite için Moskova’ya yerleşecek.Onu da göremeyecek olmak şimdiden beni üzüyor.Irına’ysa ablasının yokluğunda yanımda kalmaya karar verdi.Birkaç yıl sonra ne yapacağına dair en ufak bir fikrim bile yok.Öldüğün günden beri iki yabancı gibiyiz.Sonya’nın aksine duygularını çok paylaşmayan Irına,kendisiyle yapayalnız ve ne acıdır ki elimden hiçbir şey gelmiyor.
Onların yanında olmak istesem de o karanlıktan bir türlü çıkamıyorum.Meğer o karanlığa seni değil kendimi gömmüşüm.Bazı kış günleri çok zor geçiyor doğduğun günkü gibi.Her yer Rusya’nın o soğukluğuna bürünüyor.Pencereden dışarıya bakmak bile iliklerime kadar beni üşütüyor.Senin o soğukta ne yapacağını düşünüyorum.Buz gibi bir soğuk ve karanlık.Büyükannen senin cennette olduğunu söyleyip beni teselli ediyor.Dediğine göre Tanrı’nın yanına ulaşacak kadar narin bir ruhmuşsun.Beni böyle teselli ettiğinde eski günleri hatırlıyorum.Baban öldüğünde de böyle teselli etmişti.O zamanlar genç ve savunmasızdım.Tüm yaşadıklarıma rağmen tek bildiğim doğru beni hayatta tuttu: bakımıma muhtaç üç küçük kızım.Bundan on yıl önce ölüm denilen şeyin atlatılabileceğini düşünmüştüm.Şimdiyse ölüm karşısında ne yapacağımı bile bilmeyecek bir durumdayım.
Sonya’nın her kış tekrarlanan öksürükleri beni daha çok korkutuyor.Doktor,bunun önemli bir hastalık olmadığını söyleyip beni rahatlatmaya çalıştı.Aynı şeyi son günlerinde de yapmıştı.Doktorun gözlerinde otuzlu yaşlarının ortalarında çocuğunu kaybetmiş bir kadına acıma görüyorum.Şanslıyım ki bir tek onun gözlerinde bunu görecek kadar cesurum.
Köydeki komşularımız,arkadaşların beni her hafta ziyarete geliyor.Onların ziyareti beni nadirde olsa tek gülümseten şey.Bir yıldır yinelenen bu ziyaretlere Sonya küçük çikolatalı kurabiyeler yapıyor.Hayatlarında çikolatayı tek bu ziyaretlerde gören çocuklar büyük bir minnettarlıkla duvardaki fotoğrafına bakıyor.Onları şöminenin olduğu odada ağırlıyorum.Öldüğün günden beri kimseyi odana sokamadım.Duvarlar tozlu ve kirlenmiş.Buna rağmen Irına içeriye girip temizlemeye cesaret edemiyor.Ara sıra kapıdan odaya bakıyor ama bir türlü giremiyor.Sanırım bu oda sadece sana ait.Sadece sen varken bu denli güzel ve özel.
Yağmurlar bittiğinde ziyaretine geleceğim.Uzun bir süredir evden çıkmak bile mümkün değil.Gelirken sana bir sürü çiçek getireceğim.Mezarının kenarlarına serpeceğim ve babana göremediği küçük kızını burada yalnız bırakmadığı için minnet edeceğim.
Son olarak Dunya bazı şeyleri hiçbir zaman unutmamalısın.Annelerin kalbi bütün çocuklarını her şeyden çok sevecek kadar büyüktür.Sen hala benim küçük kızımsın.Varlığın veya yokluğun bunu değiştirmezken gün geçtikçe sana olan ruhani bağım derinleşiyor.Cennetten beni izlediğini biliyorum bu yüzden üzülmemelisin.Bambaşka bir yeryüzünde mutlu olduğunu biliyorum.Belki de bunları bilirken neden mutsuz olduğumu sorguluyorsundur.Bencillik yaptığımı bilsem de sadece yanımda kalmanı isterdim.Yaşlanırken seninle beraber büyümek,mutluluğuna yıllar boyunca ortak olmak isterdim.Her ne olursa olsun biliyorum kalbimdesin ve benimlesin küçük kızım. SEVGİLERLE ANNEN IVANNA SEMYONOV