Kaybediş

Terapistin yanından çıkmış aylak aylak yürüyorum. Her nefes alışımda ruhumdaki yalnızlık öyle bir batıyor ki yüreğime, gidişinin 76. günü olduğunu fark etmemişim. Yoldan geçen insanların gözünden okunan acıma duygusu sokaktaki yoksulları bile teğet geçip doğruca benimle buluşuyor. Oysa acınacak halde değilim ki sadece doğuşumuzun topraktan olduğu söylenir ya ben de sol yanımı doğduğum yere bıraktım.

Artık eve gitmek istiyorum, eve gitmek ve uyumak.. Kafamın içindeki o cıvıltılı sesin ancak o zaman gidiyor güzeller güzelim, kalbimin biriciği. Hatta bazen öyle bir uykum oluyor ki sanki yanımdasın sanki yeniden boynuma atlıyorsun. İşte o zaman anlıyorum uykudayken bile böyle denli bir acıya dayanamayacağımı. Vücudum pek bi’ halsiz bu sıralar ancak bilemiyorum iğnelerden mi acıdan mı ama sen üzülme canım kızım kahramanın bunun da üzerinden gelecek. Nasıl ya da ne zaman bilmiyorum ama üstesinden geleceğim kalbimin biriciği -ya da bilmiyorum belki de üstesinden gelmek istemeyeceğim kadar, seninle alakalı olan her şey gibi bunu da seviyorum.

Odamı kapattım biliyor musun, senin odanda uyuyorum çünkü ancak o zaman kabus görmüyorum canım kızım. Ancak o zaman öldüğün günü tekrar tekrar yaşamıyorum. Çok sevdiğin civcivin de yanımda canımın içi uyurken yanımdan ayırmıyorum merak etme, sadece bekle kısa zamanda ikimizde yanında olacağız ve tıpki eski günlerdeki gibi sarılarak uyuyacağız. Sen merak etme canım kızım..

Yine aklımda bu düşünceler dolaşıyor ve ben eve vardım. İnan ki hangi yollardan geçtiğimi sorsalar söyleyemem öyle bir sersemim ama boş ver üstesinden geleceğim. En kısa zamanda yanında olacağım güzel kızım, en kısa zamanda.

İçeri girer girmez kendimi onun yatağında buldum. Dedim ya kokusu olmadan kabuslar görüp duruyorum. Sesi, görüntüsü, enerjisi ve kazanın yaşandığı o an asla hafızamdan silinmiyor, asla peşimi bırakmıyor. Neyse gideyim de ilaçlarımı alayım belki uykuya dalabilirim.

İlkin ATEŞ

Yorum bırakın